Sağlıklı bir kedi, günün önemli bir bölümünü tımarlanmaya ayırdığı için pratikte neredeyse kokusuzdur. Bu yüzden evde fark edilen keskin bir koku, "kedinin normali" değil, çoğu zaman lokalize bir sorunun sinyalidir. Kedi kötü koku şikâyetlerinde en verimli yaklaşım, kokuyu genel bir problem gibi ele almak yerine kaynağını daraltmaktır: ağız, kulak, deri-tüy, anal bölge ve çevre (kum kabı) olmak üzere beş ana odak vardır. Bu beş odağın her birinin kendine özgü koku karakteri, eşlik eden bulguları ve çözüm süresi farklıdır.
Kokunun niteliği tanı için tahmin edilenden daha güçlü bir ipucudur. Burnu kediye 10-15 cm yaklaştırıp ağız, kulak ve arka bölgeyi ayrı ayrı kontrol etmek, hangi sistemin devrede olduğunu ilk denemede genellikle ortaya koyar.
Kedilerde en sık rastlanan kötü koku kaynağı ağızdır. Plak birikimi 24-48 saat içinde başlar, mineralize olup diş taşına dönüştükten sonra ise mekanik temizlik olmadan geçmez. Diş eti kenarında kahverengi bir hat, tek taraflı çiğneme, mama kaplarına yaklaşıp yemeden dönme ve ağzını şapırdatma tipik eşlikçilerdir. Kokunun tipi ayrıca sistemik hastalıkları da işaret edebilir:
| Koku karakteri | Olası odak | Eşlik eden bulgu |
|---|---|---|
| Çürük/putrid, ağır | Diş taşı, gingivit, periodontit | Kırmızı diş eti, kanama, salya |
| Amonyak/idrar benzeri | Böbrek fonksiyon kaybı | Çok su içme, kilo kaybı, iştahsızlık |
| Tatlımsı, aseton gibi | Metabolik bozukluk şüphesi | Aşırı su tüketimi, sık idrar |
| Tek taraflı, çok keskin | Ağızda yabancı cisim, kırık diş, kitle | Ağzını pençeleme, yiyecek düşürme |
Basit plak kaynaklı kokuda düzenli diş fırçalama ve uygun dental atıştırmalıklarla 2-3 hafta içinde belirgin düzelme beklenir. Mineralize tartar varsa koku kaynağı ancak profesyonel temizlikle kaybolur; köpeklerdeki tartar ve çürük önleme prensipleri kediler için de büyük ölçüde geçerlidir, tek fark kedilerde diş eti iltihabının çok daha hızlı ilerleyebilmesidir.
Kulak, koku üreten ikinci sık odaktır ve kaynağı ayırt etmek görece kolaydır çünkü akıntının rengi çoğu zaman etkeni gösterir. Mayamsı, ekşi bir koku ve kahverengi yağlı akıntı mantar (Malassezia) çoğalmasına; sarı-yeşil, cıvık akıntı ve keskin koku bakteriyel enfeksiyona; kuru, kahve telvesi görünümlü koyu birikim ise kulak akarına işaret eder. Akar genellikle şiddetli kaşıntı yapar ama koku üretimi mantar ve bakteriye kıyasla daha zayıftır.
Pratik ayrım: koku + ıslak akıntı = enfeksiyon, kuru siyah birikim + kaşıntı = parazit. Her iki durumda da pamuklu çubukla derine girmek akıntıyı kanala doğru sıkıştırır; uygun kulak temizleme solüsyonuyla dıştan temizlik yapılıp tanı netleştirilmeden damla kullanılmamalıdır.
Kuyruk altından gelen sürekli koku üç senaryodan birine bağlıdır: anal kese sorunu (yere oturup sürtme, kuyruk dibini yalama), yumuşak dışkının tüye bulaşması, ya da kedinin o bölgeye ulaşamaması. Obez, artritli veya yaşlı kedilerde esneklik kaybı doğrudan hijyen kaybına dönüşür. Uzun tüylü ırklarda arka bacak içi ve kuyruk dibindeki tüyün 1-2 cm kısa tutulması, koku şikâyetini tek başına ortadan kaldırabilir. Sık gaz ve keskin dışkı kokusu ise mama içeriğiyle ilişkilidir; yeni bir mamaya 7-10 günde kademeli geçiş yapılmadığında bağırsak florası bozulur.